Kuzey Kıbrıs’ta İlk Basamak Hekimliği Nasıl Olmalı ?

Kuzey Kıbrıs son verilere göre yaklaşık 300 bin kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Ülkedeki nüfus sayısı dönemsel olarak artabilmektedir. Uzun süreden beridir sağlık sistemindeki aksaklıklar toplumun gündemindedir. Ülkenin de-facto durumu sağlık sistemini de doğal olarak olumsuz etkilemektedir. Kuzey Kıbrıs’ta her alanda olduğu gibi sağlıkta da köklü bir reform ihtiyacı vardır. Bu noktada Ulusal Sağlık Planlamasında olması gereken öncelikli 25 hedefi özetle sunmuştuk . Bu makalede özellikle Kuzey Kıbrıs’ta ikamet eden insanların ilk basamak sağlık hizmetine ulaşmada yaşadığı sıkıntılar ve çözüm önerilerini incelemeye çalışacağız. Kısaca ilk basamak hekimliği nasıl olmalı sorusuna cevap arayacağız.

Herhangi bir sağlık sorunu yaşan kişi ( hasta ) tedavi edici sağlık hizmetine ihtiyaç duymaktadır. Hastanın teşhis ve tedavisi için ilk başvurduğu sağlık kuruluşudur . Bu ilk başvuru mekanizmasını sağlık sisteminin kalbi olarak görebiliriz.

Kuzey Kıbrıs’ta özellikle akşam 20:00- sabah 08:00 saatleri arasında sağlık sorunu yaşayan kişiler devlet hastanelerinin acil servislerini tercih etmektedirler. Hasta devlet hastanelerinin acil servislerinden az bir ücret karşılığında hizmet alabilmektedir. Özellikle Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde ana branşlardaki uzman hekimler gece nöbeti tutmakta, gerekmesi halinde acil hastalara da müdahalede edebilmektedirler. Özel hastaneler, klinikler veya muayenehaneler sosyal sağlık sistemi dışında olduklarından geceleyin acil tıbbi hizmet vermeleri oldukça kısıtlıdır. Hizmetlerin gece etkili bir şekilde sürdürülmesi ekonomik gerçeklikle de bağdaşmamaktadır. Hastanın acil bir durumda hızla yükselebilecek tetkik ve tedavi ücretlerini karşılayabilmesi herzaman mümkün değildir. Bu nedenle sosyal sigorta kapsamında olsun veya olmasın hastalar özellikle geceleyin devlet hastanelerinin acil servislerine hiçbir süzgeçten geçirilmeden yığılmaktadır. Acil servislere başvuran hastaların büyük çoğunluğu ilk müdahale sonrası taburcu edilmektedir. Elbette acil servisler ayaktan tedavi polikliniği şeklinde düşünülemez. Yatılı tedaviye alanınanların oranı oldukça düşük düzeydedir. Bu açıdan bakıldığında gerek hekimlerin gerekse hastaların acil servislerdeki memnuniyeti düşük düzeydedir. Ayaktan tedavisi başlanan hastalar yine ayni devlet hastanesinin polikliniklerine yönlendirilmektedir . Bu şekilde 2./ 3. basamaktaki devlet hastaneleri yoğun bir şekilde yüklenmektedir.

Gündüz kamu sağlık servisleri de-facto 13:00’a kadar hizmet vermektedir. Serbest çalışan hekimler kendi muayenehanelerinde ( müstakil veya bir özel hastane içerisinde ) gün boyu hizmet vermekte, öğleden sonra kamu hekimlerinin büyük bir çoğunluğu da de-facto olarak özel sağlık hizmeti vermektedir. Hastalar sosyal sistem içerisinde gündüz devlet hastaneleri, sağlık merkezleri ve sağlık ocaklarında ilk basamak sağlık servislerine başvurabilmektedir . Ancak aşırı yoğunluk ve zaman kısıtlılığı nedeniyle bu hizmetlerdeki gerek hasta gerekse hekim memnuniyeti oldukça düşüktür. Kaldı ki kamu sağlık merkezleri/ sağlık ocaklarından 3. Basamaktaki uzman hekimlere konsültasyon için sevk ihtiyacı doğmakta bu da 2./ 3. basamaktaki devlet hastanelerin yükünü bir o kadar daha artırmaktadır . Bu nedenle gündüz hastaların büyük çoğunluğu özel olarak uzman branş hekimlere başvurmaktadır.

Hekimin hizmet verdiği en küçük sağlık ünitesini muayenehane olarak tanımlayabiriz . Ülkemizde özel hastanelerin büyük çoğunluğunun da birden çok muayenehanenin tek binada biraraya gelmesine ilaveten ortak ameliyathanelerle hizmet verdiğini görebiliriz. Klasik anlamda işveren – hekim ilişkisi yoktur. Hekimler ya özel hastanenin ortaklarıdır yada özel anlaşmalarla ortak kullanım alanlarından faydalanmaktadır . Özel sektörde tıbbi teçhizatın finansmanı da genellikle hekim ortaklığında yapılmaktadır. Elbette son dönemde hekim dışı büyük yatırımcılar da Kuzey Kıbrıs’taki sağlık sektöründe özel hastane şeklinde yatırım yapmışlardır . Lefkoşa’daki bu büyük yatırımların ekonomik geri dönümü çok tartışmalıdır . Hastalar muayene ve radyolojik tanısal tetkik ücretlerini zorlanarak da olsa karşılayabildikleri halde ileri tetkik ve operatif / yatılı tedavi ücretlerini karşılamakta oldukça güçlük çekmektedirler. Bu nedenle ilk basamak hekimliği özel sektörde yaygın olarak tercih edilmesine rağmen hastalığın seyrine göre hastalar yatılı / operatif tedavileri için tekrardan sosyal sistem içerisindeki 2. / 3. basamağı yani devlet hastahanelerini tercih etmektedirler.

Bu kısır döngüden çıkış yolunu aramamız gerekmektedir . Görülüyor ki hale hazırda yürürlükte olan sosyal sağlık sistemi içerisindeki birinci basamak hekimlik hizmetleri kamu sağlık ocakları , sağlık merkezleri ve bunlar dışında 2. / 3. basamak devlet hastanesi polikliniklerinde ve acil servislerinde oldukça karmaşık bir biçimde verilmeye çalışılmaktadır. Esasen sağlık sistemimizdeki “hastalık” tam da bu noktada başlamaktadır. Ülkemizde son yıllarda hemen her branşta uzman hekim sayısı artmıştır. Bu hekimlerin büyük çoğunluğu devlette istihdam edilmeye çalışılması hekim maaşlarını da oldukça düşük seviyelere çekmiştir. Karmaşık sistem içerisinde kamuya istihdam edilmiş birçok uzman hekim meslek icrasında yeterli imkanı da bulamadığından kendisini mutsuz hissetmektedir.

Kuzey Kıbrıs’ın coğrafi ve kültürel yapısı muayene hekimliğine elverişlidir. Zaten yapılan istatistiki çalışmalar da %67’ye varan oranda hastanın ilk basmak hekimlik hizmeti için muayenehaneleri tercih ettiğini göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında muayenehanelerin sosyal sağlık sistemi içerisine çekilmesi, genel sağlık sigortası kapsamında ilk basmak hekimliğinin muayenehanelerde serbest hekimerce verilmesi mantıklı bir yaklaşım olacaktır. Aile hekimliği dahil her branşta serbest çalışan hekimin muayenehanesi, fizik koşulları ve uygulama standartları Sağlık Bakanlığı’nca belirlenmek üzere ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında ( sigorta hekimliği ) ilk basamak sağlık hizmeti vermesi sağlanabilir. Modern tarz muayenehanelerin kurulması için devlet ucuz krediler verebilir. Ülkenin bölgesel nüfus oranları göz önüne alınarak muayenehanelerin hangi branşlarda ve ne sayıda açılabileceği belirlenmelidir. Bu şekilde ülke sathına yaygın ve adaletli sosyal sağlık hizmetinin ulaştırılması teşvik edilmelidir. Birinci basmak sağlık hizmetleri nöbet sistemi getirilerek hafta sonu ve tatil günlerinde de verilmeli, bu şekilde halkımızın hastane acil servislerine başvuruları süzgeçten geçirilmelidir. Böylece birinci basamak hekimlik hizmetleri güvenli ve kaliteli olarak halka sunulacaktır. Ülke sathında muayenehanelerin – kliniklerin birinci basamak sağlık hizmetlerini vermesi kamuda istihdamı da azaltacaktır. Halen istihdam edilmiş olanlara belirli bir geçiş döneminde sigorta hekimliğine geçmesi olanaklı kalınmalıdır .Sevk zinciri sağlıklı hale getirilmesi ile 2./ 3. basamak hastanelerdeki anlamsız yığılmalar önlenecektir. Hastaların muayene, tetkik, tedavilerinin düzenlenmesi ve takiplerinin tek elden yapılması sağlanacaktır.

Hasta memnuniyeti arttıkça ulusal sağlık sistemine güven de artacaktır . Kuzey Kıbrıs’ta çağdaş ilk basamak hekimliği hepimizin en temel hakkıdır .

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s